15/11/2009 - MAVİ dir aşk.
MAVİ dir aşk.
AŞK'a düşen renk mavidir.
Masmavi .
Mavidir ördüğü kazak yarine. Nazar boncuğudur Aşkı...
Kara gözlü olsa da mavi gözlüm diye saklar yüreğinde..
AŞK'a düşen renk mavidir
Pembe düşler mavidir. Yosunlardan, kırçiceklerine, güneş'in doğuşuna vardır, mavi
Koyumavi olsa da güneş-batımı, maviliklerdir yürek de kalan.
Baksanız ya,
"Aslolan yaşamdır" diyen mavi gözlü devadam Nazım yoldaşım, karım, sevgilim, kardeşim, anam, kolum, bacağım.demiş. Erguvanlarla beslemiştir; miniminnacık kadınına şiirlerini.
Aşksız bir yaşam olabilir mi?
Sardunyalarla örtülü pencerededir, aşkın rengi..
Köylü güzelinin pazeninde kırçiçekleri açar. saraylının ipek-kadifedir entarisi; kırmızı rujlu, kırmızı güllü.. Yakar. AŞK seslenirken ipektir harfleri, buzdan notalara dizilmişse, ayrılık vardır.
Uçurtmalar diyarına doğru yol aldığı da gerçek..
Aşk'ı tanrılar diyarlarında arayanlarda vardır,
Divan Edebiyatı'nda aşık, kadını fidan boylu, beyaz tenli, gül yanaklı tanrısal bir resme yapıştırırken , acımasız, bencilliğini soyar!
Nedense kavuşamayan aşklar da kötü, sarışındır aşkkadını . Erkek ise mağdur.
Hep kandırılan soyulan Siyah-beyaz filmlerde kadıncıktır !...
Aşk Kadını Leyla, Aşk Erkeği Mecnun'dur hep . Nedense yollara Mecnun düşer.
Aşkın yaşı- başı olmaz. Aşkkk.Nelere kadirsin. yıldızlı tüllerle güne başlanır . maviliklerde yok olursun.
Ayrılık rengin koyumavidir.. acılar , hüzünler. Ruhununun sancılarını kemiklerin seslerinde Duyar-sın .
Ne büyük bir acıdır bu ya rabbim!.. Yaşamadan da olmaz ki.
Aşk'ı yaşamayan evrimini tamamlamamıştır! Aşk vücudunun giysisini söker Çıplaklıktır . Tümlüktür, beden - ruh . <******>******> Kanaviçe gibi işlersen aşk mavidir.
Yağmurda sırılsıklam olmanın hazzıdır beyaz yıldızları yağdırır.. altın yapraklar örter yüreğini.. erguvanlar parfümündür.. papatyalar gelinliğindir
Aşk mavi yolculuktur . Çiçeği de yabani papatyadır, ya da sürgün çiçeği lotus .
Zira aşk bir sürgündür! . Korkularda başlar yolculuk. Kaçamazsın.
Yüreğindeki kuşun kanat çırpmasıdır ilk anları.. Gözbebeğinin kahkaha atması. Güzelleşmektir . Danstır . Renktir
Bazen Çaykovski ya da Rodrigo'nun Konçertosu'nda Hüznün dansıdır . Bir şiire, resme, bir çocuğun gözlerine aşık olunur . O aşk başkadır!...
Aşkı besleyen beden-ruh buluşmasıdır. Büyüsü budur. Platonik aşklar mum gibidir, eriyiverir
Aşk dokunmaktır.
Gerisi hikayedir
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
:: Etiketler : aşk,ihtiras,dostluk,dostolmak,ayrılık
|
5/1/2008 - Ben deliyim…
Ben deliyim… Yorgun ve yalnızım. Kaldırımlara misafirim... Gecenin gözleri üzerimde. Denizin ortasında küçük bir adayım, yüzme bilmem… Yüreğimi bir yere bırakmışım, bıraktığım yerden çok uzaklardayım. Kapıları kapatmışım üstüme, sürgüleri beynime çekmişim. Ey! Sabreden derviş bana da sabretmeyi öğretsene. Ben deliyim, ama çok şey bilirim. Renkler ve zevkler hiçbir şey ifade etmez bana... Sonların başladığı yerden, başlangıçların son bulduğu yere gidiyorum. Kara bir tren gibiyim yani, bir istasyondan bir istasyona, hep aynı raylar üzerinde.
Ben deliyim… Yağmurun yağması benim için romantik değildir, ben kurşun yağmurlarını bilirim. Benim güneşim batmaz, dünyam dönmez, ayım hep mehtap halindedir, rüzgârlarım doğudan eser... Kadehime doldurduğum hüzünle sarhoş olurum, Mezem ise bir dilim umut. Ezbere bilirim yaşamayı, yaşarken savaşmayı.
Ben deliyim. Ben buralara ait değilim. Dağları sırt sırta vermiş bir ülkem, surlarla çevrili bir şehrim. 12 den sonra volta attığım caddelerim, kızıl sakallı bir dayım bir de kara gözlü yarim var benim.
Ben Deliyim. Söyleyemediğim düşüncelerim var. Her akşam ayrı bir meydanda, Atatürk heykelinin karşısında, olmayan aklımı dar ağacına asar, ipini çekerim. Ölüm, ölüm kurşun olup yağar üzerime. Binlerce kez öldürülmüş ama ölmemişim. Ben sıratın canbazı, doğal bir felaket, sosyal bir belayım.
Ben deliyim… Benim mevsimim değişmez, sadece bahardır. kuşlardan sadece güvercini bilirim, yüreğim kanatlarıyla beraber çarpar. İnsanlardan yalnız çocukları severim, onları da büyüyünceye kadar.
Ben deliyim… Bağıra bağıra şarkılar söylerim, sessiz sessiz şiirler yazarım. Bilmediğim yerlerin, tanımadığım kişilerin resimlerini çizerim.
Ben deliyim... Kendimle sohbet eder, kendi kendime gülerim. Telefon kulübeleriyle kavga ederim. Asfaltın siyahında kaybolur, düşüncelere dalarım. Çıkmaz sokaklarda kendimi arar, bir de üstüne güzel hayaller kurarım. Sonra, sonra hayallerimle beraber suya düşerim.
Ben deliyim… Çayım sekiz şekerlidir, cigara üstüne cigara yakarım. Dumanı iner efkarımın şehrin üstüne. Parayı sevmem ama para için çalışırım. Dört yaşında aşık olduğumu, sonra babamın hiç başımı omuzuna dayamadığını hatırlar, hayal de olsa omuzlarında uykuya dalar, rüyalar görürüm, uyandığımda hiçbirini hatırlamadığım halde...
Ben deliyim… Güzel bir yaşam benim için anlam taşımaz, kimseye düşman değilim, kimseye de dost olmadım. Ben kendime bile yabancıyım... Duygularım hep sansüre uğramış, bir fahişenin hayatı gibi yalancıdır gözyaşlarım... Ufacık bir bakış boğazımı düğümler. Kimi özlediğimi bilmeden, hasretin en yoğun halini yaşarım. Ah! İçimden dağıtmak gelir, dağıtamam ya, kendimi dağıtırım. Gözlerimin kahverengisi gitgide koyulaşıyor, insanlarınki kankırmızılaşır. Bakamam kimsenin yüzüne, sevgiye muhtaç bir yavruya döner yüreğim... Kalbim titrer, haykırırım ama duyuramam sesimi... Yine de sardığım tütünde, yaktığım cigarada bulurum mutluluğu...
Ben deliyim, ağlamamaya yemin etmiş gözlerim... Sonu dramla biten bir hatıra, üç bölümlük bir komedi dizisiyim. Çoğu zaman çorbama kinimi doğrar, öfkemi kaşıklarım. Zehir kokan bir gül biter dudaklarımın arasında, Kimisi tükürür, kimisi öper. Tükürene mezar, öpene lalezar olurum.
Ben deliyim...
Zülfün hergece ihanetler rıhtımında. Ciğerimin üstünde sevdasını kurşuna dizer. Ve ufacık bir bakış boğazımı düğümler.
Ben deliyim... Bulmacaya benzerim. Kimi zaman soldan sağa bir nota. Kimi zaman yukarıdan aşağıya Eski Mısır'da bir Tanrıyım.
Ben deliyim, geceyi ikiye böler, sonra hayatın adını yalan koyarım...
Ben deliyim, ben yüreklerde ünlem, kafalarda soru işaretiyim. Ben deliyim, bağrı taşlarla dolu bir toprak parçasıyım. Bir uçtan bir uca kurumuşum. Karınca yuvaları ve ayak izleriyle süslüdür tenim... Kar yağar üşürüm, güneş olur kavrulurum.
Ben deliyim... Mutluluğu uzaktan seyrederken cebimde küçük umutlar biriktirir, gözlerimi kapının eşiğine dikerim. İşte o zaman hayat acı kahve tadı verir, hep içime atarım ama, kendimi içine atacak bir yer bulamam. Anlamayana az gelirim, anlayana çok... Ne yarınlar birşey bekler benden, ne de ben yarınlardan... Ben deliyim... Ağlamamaya yemin etmiş gözlerim...
"AsmeT" 03,01,2008 Perşembe 01:25:00
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
:: Etiketler :
|
9/9/2007 - DE GULUM......
DE GÜLÜM
de gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim istanbul darmadağın olacak, saçlarım darmadağın. Hepsi, darmadağın! üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte, ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!
de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir sevgi, bitmiştir güven! güven bana gülüm! sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır hasretten-hakikaten-ten değiştiren yüzüm!
göreceksin gülüm! Bekle! hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere hainlere, ezilmelere alışacak.. göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki işte o vakit bana-doğrudur!- şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!
bak! siirler var, mektuplar var, çocuklar var, sokaklar var, kediler! inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize! ölüm inananlar için sessizce kara kaplı kitaplardan çıkartılacak.. göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin! artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak!
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
:: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın
|
26/8/2007 - Boyutsuz Bır Sewda Bu....

Ask Nedir? Ask, iyi geceler öpücügünü uzun tutmaktir. Beklentidir. Ask, delicesine flört ederken yanindakinin hiçbir sey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygidir. Ask, zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir. Ask, simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir. Ask, saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir Ask,Seviselim demeden sevismek,yanindakinin ne istedigini bilmektir.Anlasmaktir. Ask, baglandigini sandiginda,karsindakine hayir deme sansini tanimaktir.Inceliktir. Ask, korumaktir. Sorumluluktur. Ask, ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir. Ask, durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktir. Şehvettir. Ask, evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir. Ask, sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir. Ask, saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir. Ask, sizi kucaklayan kollarin, gittikçe daha çok sarilmasidir.Mutluluktur. Ask, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde,uyanik kalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabini almaktir. Sicakliktir. Ask, tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir. Ask, uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir. Ask, kocaman yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir. Ask, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.yatagin üçte birine sıkışmaktir. Yakinliktir. Ask, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir. Ask, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir. Ask, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir. Ask, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur. Ask, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir. Ask, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir. Ask, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur. Ask, pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir. Ask, rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir.Yalnizliktir. Ask, asla anlatilmayacak hikayelerdir. Özeldir. Kiymetini Bilene Tabiiiii :)
|
|
Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
:: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın
|
18/8/2007 - ............... (bir baslık dahi koyamadım )................
Yüreğime iyilik yağmurları yağdırmayalı öyle çok zaman geçti ki...
Herbir hücreme dolan pırıltıdan ibaret yaşamak.. Sadece bir pırıltı.. Varlığınla parlayan,yokluğunda acıtan.. Kelepçelenmiş dudaklarına sahte gülücükler,ne yapsam boş. Oysa ben öyle çok uğraşmıştımki demir almamak için limanından,öyle çok yutkunmuştumki... Boğazıma dolandı sevgime dair ne varsa. Kirpiklerime saklandı gözyaşlarım,bilme diye... Oysa iki adım ötemizde değilmiydi mutluluk.Uzansak tutmayacakmıydık.. Kim korkuttu senin ellerini böyle,yoksa kaçtığın benmiyim.. Aylarca hasrete gebe bekledim durdum sensiz bu sessiz şehirde.. Ne gözlerim kalktı yerden gün ışığına,ne ellerimi açtım ezan çığlıklarında.. Bir kaç çoçuk gülüşüne baktım sırf sana benziyor diye.. Bir tek onlarınki saftı senin gibi,bir tek onlarınki sahici.. Ve bir kez bile aklımdan geçirmedim "o gitti,dönmeyecek!" demeyi.. Bir kez bile anlatmadım vapur düdüklerine gecelerce seni burda bekleyip hıçkırıklarımla dön diye denize yalvardığımı.. Oysa benim öğrenecek daha ne çok şeyim vardı,ne çok.. Her gün yeni bir gün ümidiyle başladım hep,gün sonunda bana kalan yokluğunun tortuları oldu.. Sustum.. İçimde fırtınalar koptu ben hep sustum.. Gitmene dair söyleyecek ne çok şeyim vardı ah bir dinleseydin.. Gitme diyecektim,bağırdım.. Ama sen çoktan gitmiştin.. Seviyorum diyecektim gurursuzca,yalvaracaktım belki,ağlayacaktım.. Ama ellerim sen görme diye gözyaşlarımı silmekle meşguldu,sevmiyorum dedin çektin gittin.. Sonra sert rüzgarlar ardı ardına esip dağıttı gidişinle darmadağın benliğimi.. Gücüm yetmedi itiraz etmeye,yoktu artık sebebim.. Giden gitmişti,unutulan unutmuş.. Yıllar geçti sonra aynalara küs yıllar.. Gittiğin aylar sonra zonk etmişti beynime.. Çok geç kalmıştım ben hayata çok geç.. Bu sefer aynalar küstü bana.. Tanımadığım biri karşımda.. Şakaklarına kar yağmış,yüreği büzüşmüş hasretinden.. İçimde kaldı koskocaman çocuksu hayallerim. Binbir parça pazzılı yapmaya çalışan 3 aylık bebekten farksızdım yokluğunda.. Sonra hayat yoksunluğumdan istifade edip unutturdu bana senle ilgili ne var(yok)sa.. Unuttum dedim adına boyumdan büyük acıların.. Unutmadım ben hiç oysa..
...
İçimdeki çocuğun masal saatine denk gelmişti aşk... Tut deseydin ellerimi,bir an beklemezdim.. Gel deseydin her hatana beyaz örter gelirdim.. Yada gidiyorum deseydin en acısından Mühür vurur gözlerini beklerdim yorgun bedenimin tükenmesini.. Oysa sen bana ne gel dedin, ne git.. Daha adını ezberleyemeden geldin geçtin hayatımdan.. Sokakta oynarken ben iplerlimle,sardın sarmaladın beni ayağıma bir çift topuklu ayakkabı düşürdün kanattın dizlerimi,kalkamadım.. Daha uyku saatime çok vardı oysa.. Masal kötü bitti diğerlerinden farklı.. Benim gözlerim acıya hep açık kaldı..
Belki birkaç yıllık dilimiydim ben hayatının.. Gittin belki adımı anmaz oldu dilin,unuttun.. Kolay derdi kuşlar hep kanat çırpışlarında,unutmak kolay.. Banada kolay geldi unutmak.. Aynada hep silik yaşamak...
Hasan YILMAZ ( 03/08/2007 )
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
:: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın
|
15/8/2007 - SENİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ... UNUTAMADIĞIM..
Bir gün gelirde belki dedim belki bu yazıyı okur .
Ve yüreğimdeki sana anlatmak isteyipte anlatamadığım
duygularımı bu cümleler sana sanki yüzüne
bakıyormuşcasına sanki senin yanındaymışcasıma
anlatır sana olan duygularımı.
<******>******>
Gözlerinmiydi yoksa sözlerinmiydi? beni sana
bağlayan yoksa delice sevdiğim yüreğinmi anlamadım? Bana sensiz yaşayamayacaklarımı söylediklerinde
gülerdim. ama şimdi ağlıyorum....
 Saat gecenin bir yarisi ve ben sadece sana olan
duygularimi sevgimi düsünüyorum. hayalin yanıbasimda
gözlerin gözlerime gene essiz bir sevgiyle bakiyor.
Sana olan duygularimi,düşüncelerimi ve sevgimi
düsündüm günler ve geceler boyu.
<******>******>
Ben seni karsiliksiz sevdim ötesi yok bunun ne
karsilik bekliyorum sevgime nede beni ...sevmeni ...
Ama bu kelimelerin sana olan duygularımı anlatmaktan
aciz kaldığını düşünüyorum..Bütün herşey sana olan
duygularımın akışıyla başladı..gerçi zaten ben
hep duygularımı oluruna bırakıp
sürekli ağladım ya..
 Keşke görmemiş, keşke tanımamış, keşke sevmemiş
olsaydım derim ve en büyük keşkem de keşke
sana söylememiş olsaydım sana olan
duygularımı oluyor. ...
 Ne sana olan sevgimi gördün, ne akan
gözyaşlarımı gördün. ... sadece seni sevdiğimi
bildin ama ne derece bilemedin ınsallah sana
olan duygularımı anlatabılmışımdır ..gercekten
benım ıçın çok degerlısın ..
<******>******>
bunu asla unutma ...
 Eger gökyüzü bir parça kagit, deniz bir sise
mürekkep olsaydi yine de sana olan duygularimi
yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki.
...unutamadığım.
Alıntı
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
:: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın
|
15/8/2007 - HER GECE SEN.. HER GECE..


Her gece sen girersin rüyalarıma.
Her gece sen...Paramparça olur uykularım. Karanlığın en koyulaştığı yerde kapının çalındığını duyarım. Açınca soğuk bir rüzgar çarpar yüzüme. Sen yoksun... Kilitlenir dudaklarım gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni. Sen yoksun... Yalnızlığımı kadehlere doldurup tek başıma içmeliyim bu gece Kırmalıyım kapıları evleri ateşe vermeliyim Sen yoksun... Zaman gitgide uzar.. Altmış saniye bir dakika..Altmış dakika bir saat.. Ve sabahın olmasına daha beş saat var. Beklemek bir çeşit ölmektir. Sen yoksun... Bu bana her gece binlerce ölüm demektir.
Ben vapurlar dolusu kederimle yapayalnızım.Sen uzak bir körfezde özlemli, dalgın.Kıyılarına çarpıp ağladığı yerde dalgaların.Neden ay karşılardan yükseldiği zaman, Başın omuzlarımda olmasın? Neden ellerin avuçlarımda değil? Neden gözlerim aradığı zaman gözlerini bulmasın?
Durup durup beni bu çaresizlik hançerliyor.Bu yolların bir yerde ayrılması. Uzayan kilometreler... O sefil, anlayışsız bakışları insanların.Dünya, o eski dünya değil Tanrı'ysa çoktan unuttu bizi.Şu uçsuz bucaksız evrende Ne derdimizi dinleyen, Ne de bir anlayan var sevgimizi.
İki ömür değil, İki ayrı ve büyük yalnızlıktır yaşadığımız. Her şey aslında başka renkte. Vernikli eşyalar, vernikli yüzler... Altından yer yer sırıtan bir yoksulluk. Yalan üstüne yalan, Oyun içinde oyun... Her şey bir yerde anlamsız ve boş.
<******>******>
Gerçek olan şimdi senin yokluğun.
Senin varlığını özledim duyuyor musun?Bak nasıl artıyor ellerimin sıcaklığı. Dinle bak nasıl çarpıyor yüreğim. Bütün sokaklarında bu şehrin sana koşuyorum.Seni soruyorum gelip geçene, 'Görmedik', diyorlar.Anlamıyorlar seni nasıl özlediğimi, Nasıl sevdiğimi bilmiyorlar. Volkanlar tutuşuyor, Ormanlar yanıyor içimde. Her gece milyonların uyuduğu bir anda devler uyanıyor içimde.
Seni düşünüyorum, Karanlıklar içinden özlemli sesin geliyor. Bir ışık yanıyor çok uzaklarda, Çorak topraklarımın üzerinden bir bulut geçiyor.Şimdi umutlarım, varılmaz uçurum diplerinde Korkunç, karanlık mağaralarda hayallerim.Derin bir kuyudan su çekercesine, Zamandan ve mesafelerden seni çekiyor ellerim.Sen her zaman olduğun gibi Yine o en güzel, en değerli... Benimse ellerim sımsıcak, Dudaklarım nemli, Özlediğim her şeyimle kopup en yüksek tepelerden bir çığ gibi sana geliyorum.Sonra dağlar çöküyor ansızın, Ağaçlar devriliyor, Evler yıkılıyor, Altında kalıyorum...
Kırık bir heykel, Parçasını arıyor her gece. Bir şarkı notasını... Bir tablo renklerini... Ağaç yapraklarını... Vazo çiçeklerini... Ve bir adam, Her gece yollara düşüp, Yana yakıla seni arıyor... Mağrur gözleri ıslak, İlk defa ağlıyor bu adam, 'Gel ' diye, İlk defa yalvarıyor...
Ben her gece, Gözlerim tavanda bir noktaya dikilmiş, Seni düşünüyorum. Ve sen o saatlerde, Benim görmediğim rüyaları görüyorsun. Bir böcek giriyor kafatasıma... Her gece sen, Bir cinnet gibi, Kanıma yürüyorsun...
UMİT YAŞAR OĞUZCAN
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
:: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın
|
14/8/2007 - Ben,Onu Hala Daha Sewiyorum...
Duvarları maviye boyadım maviyi çok severdi.
Böyle başlıyordu onunla sevdiğimiz şarkının sözleri
şimdi bütün duvarlar mavi ama o yok işte.
Geçen hafta pazar günüydü onu gördüğümde
yanımdan geldi geçti nişanlısıyla el ele kısacık bir andı
onunla göz göze gelişimiz çok kısa bir an, ama
<******>******> ben o anda üç yılımı gördüm çöpe atılmış olan ya da
istemeden çöpe atmaya devam edeceğim nice üç yılı.
Onun için yaptıklarım geldi aklıma ve onun bana
yaptıkları, bana tekrar bir istetme olduğumu
hatırlattı, benim tekrar kendimi bir denek fare
gibi hissettiğimi anımsattı peynir yerine onun
peşinden koşmuştum ve yine bir sürü çıkmaz o
gitti ama ben o labirentten çıkamadım.
Her kötü gününde yanındaydım bazen o bilmesede
ben hep onunlaydım iyi gününde beni o istemedi
hep merak etmişimdir neydi bende bulamadığı
onu azmı sevmiştim belki de sorun buydu
onu sevmiştim.
Belki ona sevgililer gününde hediye alacak param
olmamıştı o dönem ama, ama yapılanlar söylenmiyor
işte, işte bu yanıma kızıyorum aslında, saklı bir
kimlikle yazdığım bu ortamda bile anlatamıyorum
onun için bir dönem özel olduğuna
inandığım yalan şeyleri.
Bu ne kadar sürer bilmiyorum ama içimden
hala adını sayıklıyorum, o bana bir selam
vermese bile. ben bu şehri onunla sevdim bazen çekip gitmek
******> geçiyor içimden bazen de gittiğim her yere aklımda
onu da götüreceğim düşüncesi kaplıyor içimi.
Sonu mutlu biten filmlere küfür ediyorum çoğu
zaman yada biri birine sevdiğini söyledi zaman şüpheli
gözlerle bakıyorum bencilce sanki bu dünyada
seven tek kişi benmişim gibi yada
acı çeken tek kişi
İşte böyle aptalca bir çok düşünce sarıyor
içimi dostlarım düşünme diyorlar ama neden yaşıyoruz ki . İşini düşünme, yarınını düşünme, finansal sorunları
düşünme, yaşam standartlarını yükseltme
politikalarını düşünme ve onu özellikle onu
düşünme yani düşünmüyorum o halde yokum.
Ben onun beni sevebilme ihtimalini sevmiştim
şairin de dediği gibi ben onun benle bir gün yarım
kalan şeyleri konuşabilme ihtimalini sevdim, ben onun
bir gün özürdileme ihtimalini sevdim, ben onun bir gün
ansızın çıkıp gelebilme hayalini kurdum ve bunlar o
kadar uzun sürdü ki, kimse ile yeniden başlayamadım
artık konuşamıyorum da pek kimseyle
hayat devam ediyor içinde eksiklikleriyle.
İşime veriyorum kendimi böyle avutuyorum
kendimi ve sevemiyorum kimseyi bir çok kez
denememe rağmen bana ilgi
gösterenlerden kaçıyorum.
Ben kimse üzülsün istemiyorum ama bu böyle devam
edemez bir şekilde yeniden başlamak lazım ve onu
unutmam lazım hep güzel günler ileride diyorum her
uyandığım sabah güne küfür ederek başlıyorum.
elimde değil utansamda kendimden
******>ben onu hala seviyorum.
Alıntı
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
:: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın
|
25/7/2007 - istee benim siirim
ıÜü Hey! Orada misin? Kapinin arkasinda misin? Her zamanki gibi saklaniyor musun? Her geldiginde bir baskasi misin? Her geldiginde yaptigin gibi saklaniyor musun hayallerinden? Işiga cik, buraya gel, bütün oyunlarina varim ben. Bir siirimin duvarina asili kalan Unuttugun deri ceketini almaya mi geldin? cebimde burusuk siirlerle caldigim gece kapilari dilim ayaz kelimelerim üsüyor al gögsünde dinlendir beni eski günlerin gögsünde, cok zaman gecti her seyin, herkesin üstünden hayat ödünc tenha uzak biz birbirimizin sarkilarinin mirasiyiz simdi kac kisi kaldik, Göge bakma duragi'nda el ele tutustugumuz genclikten? BEN YINE DE BIR YOLA CAGIRIYORUM SENI ISTER INANC DE BUNA, ISTER CARESIZLIKTEN... Sabahlarim cok yorgun artik, kalinlasiyor günbatimlarim hayatimdan yokluga sizar gibi azaliyor beklentilerim, sevinclerim, tahammüllerim, korkularim,ümitlerim;azaliyorum, serinlesiyor sesim, bakislarim koyulasiyor, ufaldi heyecanlarim, isteklerim kendini bile tutusturmuyor, bir tek alkole dayanikliligim artti, dalgin bir seyreklige benziyor sarhoslugum bazen denize ya da denizlige benzetiyorum kamasan bir kimsesizlikle hayata küsüyor avuclarim.Kendim olmak icin verdigim onca yildan sonra sikildim kendimden; eksildi uzayim; ne zamandir hep bir baskasi olarak düsünüyorum kendimi hayal kurarken; artik baska bir firsatin hayatini yasamak istiyorum,cik saklandigin yerden neredeysen cik, ölmek degilse bu, bak kayboluyorum! SIKILDIM SEN YOKKEN VAKİT GECİRDIGIM DUBLÖRLERINDEN!!! SANA YAZDIGIM HIKAYEYI YANLIS OKUYORLAR HER SEFERINDE...Ah simdi o burada olacakti ki diyorum...Bazen sarhosken, kalabaligiın icinde yüksek sesle söylüyorum adini, ya da birinin kollarindayken, bazen pencereyi acip, sokaktan geciyormussun gibi ardindan sesleniyorum, hep baskalari bakiyor yukariya. Ben, gülümseyerek, gitti, diyorum, yakalayamadim gitti Sahi gittin mi? Yoksa hiç mi olmadin? Cik saklandigin yerden, Senin icin biriktirdigim bunca hikayeden birkac oyun oynayalim...
HASAN YILMAZ 13/09/2006 04:00
NOT : GONDERDIĞIM TUM YAZILAR BANA AIT OLUP KESINLIKLE BIR BASKASI TARAFINDAN KULLANILAMAZ
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
:: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın
|
26/1/2007 - Düş(tü)
Düştü umut Düş(tü) zaten... Beklemek düş(tü) Kuzgunlar üşüştü. Oysa sıcak bir gülüştü... Bir parça ekmek, Bir takım urba, Sığınacak çatı, Sarılacak sine, Tutulacak daldı... Asarken eşiklere Kaydı ellerimizden, Camdan bir naldı... Parçalandı... Belki�ydi, Olabilir�di, Hatta olmalıydı, Olacaktı da! Ramak kaldı...
Düştü maskesi sevdanın Düş(tü) zaten... Dalgalar gibi vururdu Düşerken yüreklere. Hummalı, Delice, İyiydi be! Ama yaşam, Bütün melanetiyle Dönüştü mendireklere. Silerek izlerini Koydu karşısına bütün gizlerini. Kah suydu bir damla içilen, Kah köprü gölgesinden geçilen, Kah Samanyolu ulaşılmayan, Kah açık denizde saldı... Sevda masaldı... Koşup durduk peşinden Yakalayacaktık nerdeyse Nerdeyse hani! Ramak kaldı...
Düştü koruganı barışın, Düş(tü) zaten... Düşerken Teslim olduk çığlık çığlığa, Gafletteydik, Savunmasızdık, Azdık... Hesapları vardı kimilerinin Akmalıydı kan! Fırlıyordu gözleri yuvalarından Ve aktı... Mavi, kayıplara karıştı. Ne siyah - ne beyaz Bütün renkleri gri kapladı... Sırçaydı barış, Kırılgandı, Ulaşılmazdı... Yine de uzattık elimizi, Değerdi her şeye Yaşanmalıydı... Bir gece vakti Gün doğarken, Derin bir uykudayken Haramiler çaldı... Yarınsızdık, Biçareydik belki Ama nefretimiz vardı! Kırmadık inadı, Direndik, tutunabilmek için Yakalayacaktık... Ramak kaldı...
Düştü tetiği zamanın, Düş(tü) zaten... Dokundu iğneye, İğne fünyeye, Akabi patlama sesi, Peşinden barut kokusu, Isındı namlu - yiv - set. Kor ateşler içinde, İvmelendi hararet... Fırladı yuvasından kurşun Hedefe doğru. Hızlı bir hareket, Döne döne, İne çıka, Şaşmadan hızını aldı... Ölüm uzaktı Ama şimdi... Ramak kaldı...
Düştü yaşam, Düş(tü) zaten... Umut düş(tü), Barış düş, Sevda düş� Devran döndü, dönüştü, Bir ışık yandı söndü. Oysa kutsaldı nefes, An be an tadacaktık... Ramak kaldı...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
:: Etiketler : ask, edebiyat, öykü, hikaye, kültür, sanat, şiir, dostluk
|
|
Hakkımda
Çivisi çıkmış olan bu dunyada yerinden çıkmış olan çivilere aldırmaksızın kendi yureğimizin iç guzelliği ile guzelleşmek guzelliğimiz ile kendimizi ve dostlarımızı aydınlatmak için sadece ve sadece dostolmak için dost olalım. Dostluklarımızı çınar ağacı gibi dostane bır sekılde buyutelim,yuceltelim
BURASI BENIM SESSIZLIĞIMIN SESI... BURASI BENIM SUSKUNLUĞA MAHKUM OLDUĞUM AMA HERKESE SESLENEBILDIĞIM İSTASYON...
YUZ USTU BIRAKILISIM BURASI....
.
.
.
.
.
.
Kategoriler
Etiket Bulutu
aşk şiir edebiyat ihtiras dostluk dostolmak ayrılık edebiyat şiir kültür sanat eğitim bilim öykü deneme yaşam kadın ASK AŞK
Arkadaşlarım
siyah bizimvadi cicibisiiy nesrin4 sabahyildizi yaraliyim ayfergokcen elin aykiz nedensude tera mutlu31 hermevsimeylul yesilim insansevgidir eroman handangokcek2 zahara canandansiirler paratoner uzlet islamiresimgalerisi ahmetyazar melekannem35 sevgicicegii beklemeodasi cennetgozlumasilsevdam koyumavi19 kiremit geberik74sagopakajmer ilhankoruyucu askcicegi zerrei insan dostlarkervani60 biltir eglenceveyasam dilefkar bbblogum bilinmezlikulkesi bferi adankana beyzadem23 sonsuzlukkervani sonbahar06 demetinevi hande1996 fatoscb birnur80 gonuldunyasi semanisan tugcemm genocide filiz70 yenikonakgenc asude42 kafkasgelini Angel Dream ozlemayyildiz ormandibi dikisdelisi bulaniksu sumeyragul keremcem06 sonkarahindiba azadgulu benhaladeliyim bencesen liza9 senembugulu essrraa soymet yenilenmek yay45 hazal97 Yeni ırmak blogcu cebimdekikelimeler reyhan92 hzr bilmediklerimiz yagmurcagla cocukcaseyler ucuncugozsri
|