Eylulunsessizligininsesiyim - Hasan YILMAZ !!!

15/11/2009 - MAVİ dir aşk.

Kategori: Siir
MAVİ dir aşk.

AŞK'a  düşen renk   mavidir.

Masmavi  .

Mavidir ördüğü kazak yarine.
Nazar boncuğudur Aşkı...

Kara gözlü olsa da
mavi gözlüm  diye saklar yüreğinde..

AŞK'a düşen renk  mavidir  

Pembe düşler  mavidir.
Yosunlardan,   kırçiceklerine,
güneş'in doğuşuna vardır,
mavi

Koyumavi olsa da güneş-batımı,
maviliklerdir yürek de kalan.

Baksanız ya,

"Aslolan yaşamdır" diyen mavi gözlü devadam Nazım
yoldaşım, karım, sevgilim, kardeşim, anam,  kolum, bacağım.demiş.
Erguvanlarla  beslemiştir;
miniminnacık kadınına
 şiirlerini.

Aşksız bir yaşam olabilir mi?

Sardunyalarla örtülü pencerededir, aşkın rengi..

 Köylü güzelinin pazeninde   kırçiçekleri  açar.
  saraylının ipek-kadifedir entarisi;
 kırmızı rujlu,
kırmızı güllü..
Yakar.
 
AŞK seslenirken ipektir  harfleri,
 buzdan  notalara dizilmişse,
ayrılık vardır.

Uçurtmalar diyarına doğru yol aldığı da gerçek..

 Aşk'ı  tanrılar diyarlarında arayanlarda vardır,

Divan Edebiyatı'nda aşık,
 kadını fidan boylu, beyaz tenli, gül yanaklı
 tanrısal bir resme yapıştırırken ,
acımasız, bencilliğini soyar!

Nedense kavuşamayan aşklar da   
 kötü,   sarışındır aşkkadını  .
Erkek ise mağdur.

Hep kandırılan soyulan
Siyah-beyaz filmlerde kadıncıktır !...

Aşk Kadını Leyla,  Aşk Erkeği Mecnun'dur hep .
Nedense yollara Mecnun düşer.

 Aşkın yaşı- başı olmaz.
Aşkkk.Nelere kadirsin.
 yıldızlı tüllerle  güne başlanır .
 maviliklerde yok olursun.

Ayrılık rengin koyumavidir..
acılar , hüzünler.
Ruhununun  sancılarını kemiklerin seslerinde
Duyar-sın .

Ne büyük bir acıdır bu ya rabbim!..
 Yaşamadan da olmaz ki.

Aşk'ı   yaşamayan  evrimini tamamlamamıştır!
  
Aşk vücudunun giysisini söker  
Çıplaklıktır  .  
Tümlüktür,  beden - ruh .
<******> Kanaviçe gibi işlersen aşk mavidir.

Yağmurda sırılsıklam olmanın hazzıdır
beyaz yıldızları yağdırır..
altın yapraklar örter yüreğini..
erguvanlar parfümündür..
papatyalar gelinliğindir

Aşk mavi yolculuktur  .
Çiçeği de yabani   papatyadır,
ya da  sürgün çiçeği  lotus  .

Zira aşk bir sürgündür! .
Korkularda başlar yolculuk.
Kaçamazsın.

Yüreğindeki kuşun kanat çırpmasıdır ilk anları..
Gözbebeğinin kahkaha atması.
Güzelleşmektir .
Danstır  .
Renktir

Bazen Çaykovski ya da
Rodrigo'nun Konçertosu'nda
Hüznün dansıdır  .
 
Bir şiire, resme,  bir çocuğun gözlerine aşık olunur .
O aşk başkadır!...

 Aşkı besleyen beden-ruh buluşmasıdır.
Büyüsü budur.
Platonik aşklar mum gibidir,  eriyiverir

Aşk dokunmaktır.

Gerisi hikayedir

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : aşk,ihtiras,dostluk,dostolmak,ayrılık

5/1/2008 - Ben deliyim…

Kategori: Siir
Ben deliyim…
Yorgun ve yalnızım. Kaldırımlara misafirim...
Gecenin gözleri üzerimde.
Denizin ortasında küçük bir adayım, yüzme bilmem…
Yüreğimi bir yere bırakmışım, bıraktığım yerden çok uzaklardayım. Kapıları kapatmışım üstüme, sürgüleri beynime çekmişim.
Ey! Sabreden derviş bana da sabretmeyi öğretsene.
Ben deliyim, ama çok şey bilirim.
Renkler ve zevkler hiçbir şey ifade etmez bana...
Sonların başladığı yerden, başlangıçların son bulduğu yere gidiyorum.
Kara bir tren gibiyim yani, bir istasyondan bir istasyona, hep aynı raylar üzerinde.

Ben deliyim…
Yağmurun yağması benim için romantik değildir,
ben kurşun yağmurlarını bilirim.
Benim güneşim batmaz, dünyam dönmez, ayım hep mehtap halindedir, rüzgârlarım doğudan eser...
Kadehime doldurduğum hüzünle sarhoş olurum,
Mezem ise bir dilim umut.
Ezbere bilirim yaşamayı, yaşarken savaşmayı.

Ben deliyim.
Ben buralara ait değilim.
Dağları sırt sırta vermiş bir ülkem, surlarla çevrili bir şehrim.
12 den sonra volta attığım caddelerim, kızıl sakallı bir dayım bir de kara gözlü yarim var benim.

Ben Deliyim.
Söyleyemediğim düşüncelerim var.
Her akşam ayrı bir meydanda, Atatürk heykelinin karşısında, olmayan aklımı dar ağacına asar, ipini çekerim.
Ölüm, ölüm kurşun olup yağar üzerime.
Binlerce kez öldürülmüş ama ölmemişim.
Ben sıratın canbazı, doğal bir felaket, sosyal bir belayım.

Ben deliyim…
Benim mevsimim değişmez, sadece bahardır.
kuşlardan sadece güvercini bilirim, yüreğim kanatlarıyla beraber çarpar.
İnsanlardan yalnız çocukları severim, onları da büyüyünceye kadar.

Ben deliyim…
Bağıra bağıra şarkılar söylerim, sessiz sessiz şiirler yazarım. Bilmediğim yerlerin, tanımadığım kişilerin resimlerini çizerim.

Ben deliyim...
Kendimle sohbet eder, kendi kendime gülerim.
Telefon kulübeleriyle kavga ederim.
Asfaltın siyahında kaybolur, düşüncelere dalarım.
Çıkmaz sokaklarda kendimi arar, bir de üstüne güzel hayaller kurarım.
Sonra, sonra hayallerimle beraber suya düşerim.

Ben deliyim…
Çayım sekiz şekerlidir, cigara üstüne cigara yakarım.
Dumanı iner efkarımın şehrin üstüne.
Parayı sevmem ama para için çalışırım.
Dört yaşında aşık olduğumu, sonra babamın hiç başımı omuzuna dayamadığını hatırlar, hayal de olsa omuzlarında uykuya dalar, rüyalar görürüm, uyandığımda hiçbirini hatırlamadığım halde...

Ben deliyim…
Güzel bir yaşam benim için anlam taşımaz, kimseye düşman değilim, kimseye de dost olmadım.
Ben kendime bile yabancıyım...
Duygularım hep sansüre uğramış, bir fahişenin hayatı gibi yalancıdır gözyaşlarım...
Ufacık bir bakış boğazımı düğümler.
Kimi özlediğimi bilmeden, hasretin en yoğun halini yaşarım.
Ah! İçimden dağıtmak gelir, dağıtamam ya, kendimi dağıtırım.
Gözlerimin kahverengisi gitgide koyulaşıyor, insanlarınki kankırmızılaşır.
Bakamam kimsenin yüzüne, sevgiye muhtaç bir yavruya döner yüreğim... Kalbim titrer, haykırırım ama duyuramam sesimi...
Yine de sardığım tütünde, yaktığım cigarada bulurum mutluluğu...

Ben deliyim, ağlamamaya yemin etmiş gözlerim...
Sonu dramla biten bir hatıra, üç bölümlük bir komedi dizisiyim.
Çoğu zaman çorbama kinimi doğrar, öfkemi kaşıklarım.
Zehir kokan bir gül biter dudaklarımın arasında,
Kimisi tükürür, kimisi öper.
Tükürene mezar, öpene lalezar olurum.

Ben deliyim...

Zülfün hergece ihanetler rıhtımında.
Ciğerimin üstünde sevdasını kurşuna dizer.
Ve ufacık bir bakış boğazımı düğümler.

Ben deliyim...
Bulmacaya benzerim. Kimi zaman soldan sağa bir nota.
Kimi zaman yukarıdan aşağıya Eski Mısır'da bir Tanrıyım.

Ben deliyim, geceyi ikiye böler, sonra hayatın adını yalan koyarım...

Ben deliyim, ben yüreklerde ünlem, kafalarda soru işaretiyim.
Ben deliyim, bağrı taşlarla dolu bir toprak parçasıyım.
Bir uçtan bir uca kurumuşum.
Karınca yuvaları ve ayak izleriyle süslüdür tenim...
Kar yağar üşürüm, güneş olur kavrulurum.

Ben deliyim...
Mutluluğu uzaktan seyrederken cebimde küçük umutlar biriktirir, gözlerimi kapının eşiğine dikerim.
İşte o zaman hayat acı kahve tadı verir, hep içime atarım ama, kendimi içine atacak bir yer bulamam.
Anlamayana az gelirim, anlayana çok...
Ne yarınlar birşey bekler benden, ne de ben yarınlardan...
Ben deliyim...
Ağlamamaya yemin etmiş gözlerim...
 
"AsmeT"   03,01,2008  Perşembe  01:25:00
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

9/9/2007 - DE GULUM......

Kategori: Siir

DE GÜLÜM

de gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. Hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!

de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm!
sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
hasretten-hakikaten-ten değiştiren yüzüm!

göreceksin gülüm! Bekle!
hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
hainlere, ezilmelere alışacak..
göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki
işte o vakit bana-doğrudur!-
şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!

bak! siirler var, mektuplar var, çocuklar var,
sokaklar var, kediler!
inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
ölüm inananlar için sessizce
kara kaplı kitaplardan çıkartılacak..
göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin!
artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz
bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak!


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın

26/8/2007 - Boyutsuz Bır Sewda Bu....

Kategori: Siir

 

Ask Nedir?
 
 
Ask, iyi geceler öpücügünü uzun tutmaktir. Beklentidir.
 Ask, delicesine flört ederken yanindakinin hiçbir sey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygidir.
 Ask, zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir.
 Ask, simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir.
 Ask, saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir
 Ask,Seviselim demeden sevismek,yanindakinin ne istedigini bilmektir.Anlasmaktir.
 Ask, baglandigini sandiginda,karsindakine hayir deme sansini tanimaktir.Inceliktir.
 Ask, korumaktir. Sorumluluktur.
 Ask, ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir.
 Ask, durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktir. Şehvettir.
 Ask, evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
 Ask, sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir.
 Ask, saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir.
 Ask, sizi kucaklayan kollarin, gittikçe daha çok sarilmasidir.Mutluluktur.
 Ask, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde,uyanik kalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabini almaktir. Sicakliktir.
 Ask, tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir.
 Ask, uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir.
 Ask, kocaman yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.
 Ask, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.yatagin üçte birine sıkışmaktir. Yakinliktir.
 Ask, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.
 Ask, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
 Ask, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
 Ask, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
 Ask, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
 Ask, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
 Ask, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
 Ask, pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir.
 Ask, rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir.Yalnizliktir.
 Ask, asla anlatilmayacak hikayelerdir. Özeldir. Kiymetini Bilene Tabiiiii :)

 

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın

18/8/2007 - ............... (bir baslık dahi koyamadım )................

Kategori: Siir

Yüreğime iyilik yağmurları yağdırmayalı öyle çok zaman geçti ki...

Herbir hücreme dolan pırıltıdan ibaret yaşamak.. Sadece bir pırıltı..
Varlığınla parlayan,yokluğunda acıtan..
Kelepçelenmiş dudaklarına sahte gülücükler,ne yapsam boş. Oysa ben öyle çok uğraşmıştımki demir almamak için limanından,öyle çok yutkunmuştumki...
Boğazıma dolandı sevgime dair ne varsa. Kirpiklerime saklandı gözyaşlarım,bilme diye...
Oysa iki adım ötemizde değilmiydi mutluluk.Uzansak tutmayacakmıydık..
Kim korkuttu senin ellerini böyle,yoksa kaçtığın benmiyim..
Aylarca hasrete gebe bekledim durdum sensiz bu sessiz şehirde..
Ne gözlerim kalktı yerden gün ışığına,ne ellerimi açtım ezan çığlıklarında..
Bir kaç çoçuk gülüşüne baktım sırf sana benziyor diye.. Bir tek onlarınki saftı senin gibi,bir tek onlarınki sahici..
Ve bir kez bile aklımdan geçirmedim "o gitti,dönmeyecek!" demeyi.. Bir kez bile anlatmadım vapur düdüklerine gecelerce seni burda bekleyip hıçkırıklarımla dön diye denize yalvardığımı..
Oysa benim öğrenecek daha ne çok şeyim vardı,ne çok..
Her gün yeni bir gün ümidiyle başladım hep,gün sonunda bana kalan yokluğunun tortuları oldu..
Sustum..
İçimde fırtınalar koptu ben hep sustum..
Gitmene dair söyleyecek ne çok şeyim vardı ah bir dinleseydin..
Gitme diyecektim,bağırdım.. Ama sen çoktan gitmiştin..
Seviyorum diyecektim gurursuzca,yalvaracaktım belki,ağlayacaktım..
Ama ellerim sen görme diye gözyaşlarımı silmekle meşguldu,sevmiyorum dedin çektin gittin..
Sonra sert rüzgarlar ardı ardına esip dağıttı gidişinle darmadağın benliğimi..
Gücüm yetmedi itiraz etmeye,yoktu artık sebebim..
Giden gitmişti,unutulan unutmuş..
Yıllar geçti sonra aynalara küs yıllar..
Gittiğin aylar sonra zonk etmişti beynime.. Çok geç kalmıştım ben hayata çok geç..
Bu sefer aynalar küstü bana.. Tanımadığım biri karşımda..
Şakaklarına kar yağmış,yüreği büzüşmüş hasretinden..
İçimde kaldı koskocaman çocuksu hayallerim. Binbir parça pazzılı yapmaya çalışan 3 aylık bebekten farksızdım yokluğunda..
Sonra hayat yoksunluğumdan istifade edip unutturdu bana senle ilgili ne var(yok)sa..
Unuttum dedim adına boyumdan büyük acıların..
Unutmadım ben hiç oysa..


...


İçimdeki çocuğun masal saatine denk gelmişti aşk...
Tut deseydin ellerimi,bir an beklemezdim..
Gel deseydin her hatana beyaz örter gelirdim..
Yada gidiyorum deseydin en acısından
Mühür vurur gözlerini beklerdim yorgun bedenimin tükenmesini..
Oysa sen bana ne gel dedin, ne git..
Daha adını ezberleyemeden geldin geçtin hayatımdan..
Sokakta oynarken ben iplerlimle,sardın sarmaladın beni ayağıma bir çift topuklu ayakkabı düşürdün kanattın dizlerimi,kalkamadım..
Daha uyku saatime çok vardı oysa.. Masal kötü bitti diğerlerinden farklı..
Benim gözlerim acıya hep açık kaldı..


Belki birkaç yıllık dilimiydim ben hayatının..
Gittin belki adımı anmaz oldu dilin,unuttun..
Kolay derdi kuşlar hep kanat çırpışlarında,unutmak kolay..
Banada kolay geldi unutmak.. Aynada hep silik yaşamak...

 

 

Hasan YILMAZ   ( 03/08/2007 )

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın

15/8/2007 - SENİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ... UNUTAMADIĞIM..

Kategori: Siir


Bir gün gelirde belki dedim belki bu yazıyı okur .
Ve yüreğimdeki sana anlatmak isteyipte anlatamadığım
duygularımı bu cümleler sana sanki yüzüne
bakıyormuşcasına sanki senin yanındaymışcasıma
anlatır sana olan duygularımı.
<******>
Gözlerinmiydi yoksa sözlerinmiydi? beni sana
bağlayan yoksa delice sevdiğim yüreğinmi anlamadım?
Bana sensiz yaşayamayacaklarımı söylediklerinde
gülerdim. ama şimdi ağlıyorum....

Saat gecenin bir yarisi ve ben sadece sana olan
duygularimi sevgimi düsünüyorum. hayalin yanıbasimda
 gözlerin gözlerime gene essiz bir sevgiyle bakiyor.
Sana olan duygularimi,düşüncelerimi ve sevgimi
düsündüm günler ve geceler boyu.
<******>
Ben seni karsiliksiz sevdim ötesi yok bunun ne
karsilik bekliyorum sevgime nede beni ...sevmeni ...
Ama bu kelimelerin sana olan duygularımı anlatmaktan
 aciz kaldığını düşünüyorum..Bütün herşey sana olan
duygularımın akışıyla başladı..gerçi zaten ben
 hep duygularımı oluruna bırakıp
 sürekli ağladım ya..

Keşke görmemiş, keşke tanımamış, keşke sevmemiş
olsaydım derim ve en büyük keşkem de keşke
sana söylememiş olsaydım sana olan
duygularımı oluyor. ...

Ne sana olan sevgimi gördün, ne akan
 gözyaşlarımı gördün. ... sadece seni sevdiğimi
bildin ama ne derece bilemedin ınsallah sana
 olan duygularımı anlatabılmışımdır ..gercekten
 benım ıçın çok degerlısın .. <******>
bunu asla unutma ...

Eger gökyüzü bir parça kagit, deniz bir sise
mürekkep olsaydi yine de sana olan duygularimi
yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki.
...unutamadığım.
 
Alıntı 



Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın

15/8/2007 - HER GECE SEN.. HER GECE..

Kategori: Siir
 

Her gece sen girersin rüyalarıma.

Her gece sen...Paramparça olur uykularım.
Karanlığın en koyulaştığı yerde kapının çalındığını duyarım.
Açınca soğuk bir rüzgar çarpar yüzüme.
Sen yoksun...
Kilitlenir dudaklarım gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni.
Sen yoksun...
Yalnızlığımı kadehlere doldurup tek başıma içmeliyim bu gece
Kırmalıyım kapıları evleri ateşe vermeliyim
Sen yoksun...
Zaman gitgide uzar..
Altmış saniye bir dakika..Altmış dakika bir saat..
Ve sabahın olmasına daha beş saat var.
Beklemek bir çeşit ölmektir.
Sen yoksun...
Bu bana her gece binlerce ölüm demektir.

Ben vapurlar dolusu kederimle yapayalnızım.Sen uzak bir körfezde özlemli, dalgın.Kıyılarına çarpıp ağladığı yerde dalgaların.Neden ay karşılardan yükseldiği zaman,
Başın omuzlarımda olmasın?
Neden ellerin avuçlarımda değil?
Neden gözlerim aradığı zaman gözlerini bulmasın?

Durup durup beni bu çaresizlik hançerliyor.Bu yolların bir yerde ayrılması.
Uzayan kilometreler...
O sefil, anlayışsız bakışları insanların.Dünya, o eski dünya değil
Tanrı'ysa çoktan unuttu bizi.Şu uçsuz bucaksız evrende
Ne derdimizi dinleyen,
Ne de bir anlayan var sevgimizi.

İki ömür değil,
İki ayrı ve büyük yalnızlıktır yaşadığımız.
Her şey aslında başka renkte.
Vernikli eşyalar, vernikli yüzler...
Altından yer yer sırıtan bir yoksulluk.
Yalan üstüne yalan,
Oyun içinde oyun...
Her şey bir yerde anlamsız ve boş. <******>
Gerçek olan şimdi senin yokluğun.

Senin varlığını özledim duyuyor musun?Bak nasıl artıyor ellerimin sıcaklığı.
Dinle bak nasıl çarpıyor yüreğim.
Bütün sokaklarında bu şehrin sana koşuyorum.Seni soruyorum gelip geçene, 'Görmedik', diyorlar.Anlamıyorlar seni nasıl özlediğimi, Nasıl sevdiğimi bilmiyorlar.
Volkanlar tutuşuyor,
Ormanlar yanıyor içimde.
Her gece milyonların uyuduğu bir anda devler uyanıyor içimde.

Seni düşünüyorum,
Karanlıklar içinden özlemli sesin geliyor.
Bir ışık yanıyor çok uzaklarda, Çorak topraklarımın üzerinden bir bulut geçiyor.Şimdi umutlarım, varılmaz uçurum diplerinde
Korkunç, karanlık mağaralarda hayallerim.Derin bir kuyudan su çekercesine,
Zamandan ve mesafelerden seni çekiyor ellerim.Sen her zaman olduğun gibi
Yine o en güzel, en değerli...
Benimse ellerim sımsıcak,
Dudaklarım nemli,
Özlediğim her şeyimle kopup en yüksek tepelerden bir çığ gibi sana geliyorum.Sonra dağlar çöküyor ansızın,
Ağaçlar devriliyor,
Evler yıkılıyor,
Altında kalıyorum...

Kırık bir heykel,
Parçasını arıyor her gece.
Bir şarkı notasını...
Bir tablo renklerini...
Ağaç yapraklarını...
Vazo çiçeklerini...
Ve bir adam, Her gece yollara düşüp, Yana yakıla seni arıyor...
Mağrur gözleri ıslak, İlk defa ağlıyor bu adam, 'Gel ' diye,
İlk defa yalvarıyor...

Ben her gece,
Gözlerim tavanda bir noktaya dikilmiş,
Seni düşünüyorum.
Ve sen o saatlerde,
Benim görmediğim rüyaları görüyorsun.
Bir böcek giriyor kafatasıma...
Her gece sen,
Bir cinnet gibi,
Kanıma yürüyorsun...


UMİT YAŞAR OĞUZCAN

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın

14/8/2007 - Ben,Onu Hala Daha Sewiyorum...

Kategori: Siir
Image Hosted by ImageShack.us  
Duvarları maviye boyadım maviyi çok severdi.
Böyle başlıyordu onunla sevdiğimiz şarkının sözleri
şimdi bütün duvarlar mavi ama o yok işte.

Geçen hafta pazar günüydü onu gördüğümde
yanımdan geldi geçti nişanlısıyla el ele kısacık bir andı
onunla göz göze gelişimiz çok kısa bir an, ama
<******> ben o anda üç yılımı gördüm çöpe atılmış olan ya da
istemeden çöpe atmaya devam edeceğim nice üç yılı.

Onun için yaptıklarım geldi aklıma ve onun bana
 yaptıkları, bana tekrar bir istetme olduğumu
hatırlattı, benim tekrar kendimi bir denek fare
 gibi hissettiğimi anımsattı peynir yerine onun
peşinden koşmuştum ve yine bir sürü çıkmaz o
gitti ama ben o labirentten çıkamadım.

Her kötü gününde yanındaydım bazen o bilmesede
ben hep onunlaydım iyi gününde beni o istemedi
hep merak etmişimdir neydi bende bulamadığı 
 onu azmı sevmiştim belki de sorun buydu
onu sevmiştim.

Belki ona sevgililer gününde hediye alacak param
 olmamıştı o dönem ama, ama yapılanlar söylenmiyor
 işte, işte bu yanıma kızıyorum aslında, saklı bir
kimlikle yazdığım bu ortamda bile anlatamıyorum
onun için bir dönem özel olduğuna
inandığım yalan şeyleri.

Bu ne kadar sürer bilmiyorum ama içimden
hala adını sayıklıyorum, o bana bir selam
 vermese bile.
ben bu şehri onunla sevdim bazen çekip gitmek
  geçiyor içimden bazen de gittiğim her yere aklımda
onu da götüreceğim düşüncesi kaplıyor içimi.
 Sonu mutlu biten filmlere küfür ediyorum çoğu
zaman yada biri birine sevdiğini söyledi zaman şüpheli
 gözlerle bakıyorum bencilce sanki bu dünyada
seven tek kişi benmişim gibi yada
acı çeken tek kişi

İşte böyle aptalca bir çok düşünce sarıyor
içimi dostlarım düşünme diyorlar ama neden yaşıyoruz ki .
İşini düşünme, yarınını düşünme, finansal sorunları
düşünme, yaşam standartlarını yükseltme
politikalarını düşünme ve onu özellikle onu
düşünme yani düşünmüyorum o halde yokum.

Ben onun beni sevebilme ihtimalini sevmiştim
şairin de dediği gibi ben onun benle bir gün yarım
kalan şeyleri konuşabilme ihtimalini sevdim, ben onun
 bir gün özürdileme ihtimalini sevdim, ben onun bir gün
ansızın çıkıp gelebilme hayalini kurdum ve bunlar o
kadar uzun sürdü ki, kimse ile yeniden başlayamadım
artık konuşamıyorum da pek kimseyle
hayat devam ediyor içinde eksiklikleriyle. 
İşime veriyorum kendimi böyle avutuyorum
kendimi ve sevemiyorum kimseyi bir çok kez
denememe rağmen bana ilgi
gösterenlerden kaçıyorum.
Ben kimse üzülsün istemiyorum ama bu böyle devam
 edemez bir şekilde yeniden başlamak lazım ve onu
unutmam lazım hep güzel günler ileride diyorum her
 uyandığım sabah güne küfür ederek başlıyorum.

elimde değil utansamda kendimden
ben onu hala seviyorum.
 
Alıntı


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın

25/7/2007 - istee benim siirim

Kategori: Siir

ıÜü Hey!
Orada misin?
Kapinin arkasinda misin?
Her zamanki gibi saklaniyor musun?
Her geldiginde bir baskasi misin?
Her geldiginde yaptigin gibi saklaniyor musun hayallerinden?
Işiga cik, buraya gel, bütün oyunlarina varim ben.
Bir siirimin duvarina asili kalan
Unuttugun deri ceketini almaya mi geldin?
cebimde burusuk siirlerle caldigim gece kapilari dilim ayaz kelimelerim üsüyor
al gögsünde dinlendir beni
eski günlerin gögsünde,
cok zaman gecti her seyin, herkesin üstünden
hayat ödünc tenha uzak biz birbirimizin sarkilarinin mirasiyiz
simdi kac kisi kaldik,
Göge bakma duragi'nda el ele tutustugumuz genclikten?
BEN YINE DE BIR YOLA CAGIRIYORUM SENI ISTER INANC DE BUNA, ISTER CARESIZLIKTEN... Sabahlarim cok yorgun artik, kalinlasiyor günbatimlarim
hayatimdan yokluga sizar gibi azaliyor
beklentilerim, sevinclerim, tahammüllerim, korkularim,ümitlerim;azaliyorum,
serinlesiyor sesim, bakislarim koyulasiyor,
ufaldi heyecanlarim, isteklerim kendini bile tutusturmuyor,
bir tek alkole dayanikliligim artti, dalgin bir seyreklige benziyor sarhoslugum
bazen denize ya da denizlige benzetiyorum
kamasan bir kimsesizlikle hayata küsüyor avuclarim.Kendim olmak icin verdigim onca yildan sonra sikildim kendimden; eksildi uzayim; ne zamandir hep bir baskasi olarak düsünüyorum kendimi hayal kurarken; artik baska bir firsatin hayatini yasamak istiyorum,cik saklandigin yerden neredeysen cik, ölmek degilse bu, bak kayboluyorum!
SIKILDIM SEN YOKKEN VAKİT GECİRDIGIM DUBLÖRLERINDEN!!! SANA YAZDIGIM HIKAYEYI YANLIS OKUYORLAR HER SEFERINDE...Ah simdi o burada olacakti ki diyorum...Bazen sarhosken, kalabaligiın icinde yüksek sesle söylüyorum
adini, ya da birinin kollarindayken, bazen pencereyi acip, sokaktan
geciyormussun gibi ardindan sesleniyorum, hep baskalari bakiyor
yukariya. Ben, gülümseyerek, gitti, diyorum, yakalayamadim gitti Sahi gittin mi? Yoksa hiç mi olmadin?
Cik saklandigin yerden,
Senin icin biriktirdigim bunca hikayeden birkac oyun oynayalim...

 
HASAN YILMAZ 13/09/2006 04:00
NOT : GONDERDIĞIM TUM YAZILAR BANA AIT OLUP KESINLIKLE BIR BASKASI TARAFINDAN KULLANILAMAZ
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın

26/1/2007 - Düş(tü)

Kategori: Siir


img351/5296/1a1anl1.gif
Düştü umut
Düş(tü) zaten...
Beklemek düş(tü)
Kuzgunlar üşüştü.
Oysa sıcak bir gülüştü...
Bir parça ekmek,
Bir takım urba,
Sığınacak çatı,
Sarılacak sine,
Tutulacak daldı...
Asarken eşiklere
Kaydı ellerimizden,
Camdan bir naldı...
Parçalandı...
Belki�ydi,
Olabilir�di,
Hatta olmalıydı,
Olacaktı da!
Ramak kaldı...

Düştü maskesi sevdanın
Düş(tü) zaten...
Dalgalar gibi vururdu
Düşerken yüreklere.
Hummalı,
Delice,
İyiydi be!
Ama yaşam,
Bütün melanetiyle
Dönüştü mendireklere.
Silerek izlerini
Koydu karşısına bütün gizlerini.
Kah suydu bir damla içilen,
Kah köprü gölgesinden geçilen,
Kah Samanyolu ulaşılmayan,
Kah açık denizde saldı...
Sevda masaldı...
Koşup durduk peşinden
Yakalayacaktık nerdeyse
Nerdeyse hani!
Ramak kaldı...

Düştü koruganı barışın,
Düş(tü) zaten...
Düşerken
Teslim olduk çığlık çığlığa,
Gafletteydik,
Savunmasızdık,
Azdık...
Hesapları vardı kimilerinin
Akmalıydı kan!
Fırlıyordu gözleri yuvalarından
Ve aktı...
Mavi, kayıplara karıştı.
Ne siyah - ne beyaz
Bütün renkleri gri kapladı...
Sırçaydı barış,
Kırılgandı,
Ulaşılmazdı...
Yine de uzattık elimizi,
Değerdi her şeye
Yaşanmalıydı...
Bir gece vakti
Gün doğarken,
Derin bir uykudayken
Haramiler çaldı...
Yarınsızdık,
Biçareydik belki
Ama nefretimiz vardı!
Kırmadık inadı,
Direndik, tutunabilmek için
Yakalayacaktık...
Ramak kaldı...

Düştü tetiği zamanın,
Düş(tü) zaten...
Dokundu iğneye,
İğne fünyeye,
Akabi patlama sesi,
Peşinden barut kokusu,
Isındı namlu - yiv - set.
Kor ateşler içinde,
İvmelendi hararet...
Fırladı yuvasından kurşun
Hedefe doğru.
Hızlı bir hareket,
Döne döne,
İne çıka,
Şaşmadan hızını aldı...
Ölüm uzaktı
Ama şimdi...
Ramak kaldı...

Düştü yaşam,
Düş(tü) zaten...
Umut düş(tü),
Barış düş,
Sevda düş�
Devran döndü, dönüştü,
Bir ışık yandı söndü.
Oysa kutsaldı nefes,
An be an tadacaktık...
Ramak kaldı...


 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : ask, edebiyat, öykü, hikaye, kültür, sanat, şiir, dostluk

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Çivisi çıkmış olan bu dunyada yerinden çıkmış olan çivilere aldırmaksızın kendi yureğimizin iç guzelliği ile guzelleşmek guzelliğimiz ile kendimizi ve dostlarımızı aydınlatmak için sadece ve sadece dostolmak için dost olalım. Dostluklarımızı çınar ağacı gibi dostane bır sekılde buyutelim,yuceltelim BURASI BENIM SESSIZLIĞIMIN SESI... BURASI BENIM SUSKUNLUĞA MAHKUM OLDUĞUM AMA HERKESE SESLENEBILDIĞIM İSTASYON... YUZ USTU BIRAKILISIM BURASI.... . . . . . .

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

aşk şiir edebiyat ihtiras dostluk dostolmak ayrılık edebiyat şiir kültür sanat eğitim bilim öykü deneme yaşam kadın ASK AŞK

Arkadaşlarım

siyah
bizimvadi
cicibisiiy
nesrin4
sabahyildizi
yaraliyim
ayfergokcen
elin
aykiz
nedensude
tera
mutlu31
hermevsimeylul
yesilim
insansevgidir
eroman
handangokcek2
zahara
canandansiirler
paratoner
uzlet
islamiresimgalerisi
ahmetyazar
melekannem35
sevgicicegii
beklemeodasi
cennetgozlumasilsevdam
koyumavi19
kiremit
geberik74sagopakajmer
ilhankoruyucu
askcicegi
zerrei insan
dostlarkervani60
biltir
eglenceveyasam
dilefkar
bbblogum
bilinmezlikulkesi
bferi
adankana
beyzadem23
sonsuzlukkervani
sonbahar06
demetinevi
hande1996
fatoscb
birnur80
gonuldunyasi
semanisan
tugcemm
genocide
filiz70
yenikonakgenc
asude42
kafkasgelini
Angel Dream
ozlemayyildiz
ormandibi
dikisdelisi
bulaniksu
sumeyragul
keremcem06
sonkarahindiba
azadgulu
benhaladeliyim
bencesen
liza9
senembugulu
essrraa
soymet
yenilenmek
yay45
hazal97
Yeni ırmak blogcu
cebimdekikelimeler
reyhan92
hzr
bilmediklerimiz
yagmurcagla
cocukcaseyler
ucuncugozsri