Eylulunsessizligininsesiyim - Hasan YILMAZ !!!

8/9/2007 - unutamazsın ( işte o kişiye bu sozler)

Kategori: Yasam

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın

5/9/2007 - Son Mektubu

Kategori: Yasam

Son Mektubu


Adnan Menderes’in idam edilmeden önce yazdığı son mektubu:

Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950’de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes’in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen duam [bu kelimenin üzeri çizilip merhametim yapılmıştır] sizlerle beraberdir

 

 

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : aşk, edebiyat, şiir, kültür, sanat, eğitim, bilim, öykü, deneme, yaşam, kadın

22/4/2007 - MEKTUP..

Kategori: Yasam
 
 
 
Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

11/1/2007 - sessizlik...

Kategori: Yasam

Sessizlik

En çok hoşlandığım kelime «sessizlik» sensin. Yaşadığım ve yaşamak istediğim en güzel an, yine sensin. «Sessizlik» sona ömür boyu muhtacım. Kara borsa olduğun bu devirde seni arayan yok. Ruhları çeşitli gürültüler, hoş sözler boğmak üzere, tedbir olan düşünen kim? Gürültülerin ruhlarda yaptığı tahribatı görüp (anlayıp) ah-u zar ederek inleyen nerde?

Ben, sensiz olamam sessizlik. Beni bıraktığın an deliye dönüyorum. Bütün gürültüler üzerime çullanıyor. Ruhumu (manamı) boğmak istiyor. Senin olmadığın an kulaklarımın da olmamasını istiyorum. Oradan giren her şey ruhumdaki sessizlikten bir parça koparıp götürüyor.

Kim neden hoşlanırsa hoşlansın, ben en çok senden hoşlanıyorum. Senin olduğun mehtaplı geceler bana neler fısıldıyor neler! Hep, gece olsa da seninle kalsam, diyorum. Ne çare ki zaman ferman dinlemiyor.

Ey insanlar! Bedeninizin sağlığını bozan kirli havaya karşı tedbir almayı tasarlıyorsunuz da, ruhunuzu bozan seslere karşı niye tedbir almayı düşünmüyorsunuz? Elbette düşünemezsiniz. Çünkü ses, sizi boğmuş, esir etmiş. O yüce insan (sav)ın "Bir saat düşünmek (tefekkür) bin yıllık nafile ibadete bedeldir" diye işaret ettiği ölçü kaybedilmiş.

Müslüman! Senin yerin gürültüler ordusunda değdi, sen sessizlik ordusunun rütbesiz er'isin. Vazifeni bil. Sessizliği hissettiğin an ona koş. Benliğindeki sesleri koy. Dudaklarını mühürle, açmamak üzere... Kulaklarını kilitle... O an kâinatı idare eden Mabudu Mutlak'ı zikret ki, topuğundan tepene kadar bütün varlığın dize gelsin. O anı tarif edebilir misin? Asla!.. Yaşadın ya yeter. <******>

Analar-babalar! Yeni doğan yavrularınıza konuşmayı değil, susmayı öğretin. Konuşmasını nasıl olsa öğrenecekler. Ya susmasını öğrenmezlerse!.. Cemiyetin başına bela kesilirler. Siz de toprağın üstünde de altında da huzur yüzü göremezsiniz. Onun için, iki kulak ve bir ağzın verilişindeki hikmeti iyi düşünün.

Gürültüler! Niye boşuna zahmet çekiyorsunuz? Ne kadar çok olursanız olunuz, sessizlik sizi çayda şekerin eriyişi gibi bitirecek. Teknik aletler hep senin yanında değil mi? Bu halinle insanları niye huzura götüremiyorsun? Götüremezsin. Çünkü sen huzursuzluğun kaynağısın. Kime gidersen git... Ne olur beni yalnız bırak... Sen, senin aşkınla yananların yanına... Bana sessizlik yeter... Gel, sessizlik gel. Seni bulamazsam da, seni hatırlatan herşey hoş bana.. Senin olduğun her çehre: «ayna»... Seni o çehreden kıskanıyorum.

Kararımı verdim. Ömür boyu seni arayacağım. Gördüğüm herkese seni soracağım. Belki o an senden biraz daha uzaklaşırım. Fakat ne olursa olsun bulduğum an kaybetmemeğe kararlıyım. Ne olur sessizlik beni düşmanlarının yanına bırakma...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : ask, edebiyat, öykü, hikaye, kültür, sanat, şiir, dostluk

4/1/2007 - Gercek Dostlara...

Kategori: Yasam

 
img138/2159/93708055rl157728653uv7.jpg

<******> gerçek dostlara

 Hani, diyorum da, insanin gercekten mükemmel bir dostu olsa... "Onu", söyle, icine sindire-sindire, kocaman bir sarilsa... yok. yüreklilikle söylediginiz. "Canim benim! dediginiz... Telefonda bile saatlerce konuştugunuz, sicacik biri... özlediginizde, hayal kurdugunuzda yaninizda o var mi? Sizi hic yalniz birakmayan biri... Cesur, sempatik, azimli, kararli,.. Arayan, soran,"Seni özlüyorum"diyen biri. Böyle bir canli ile her şeyi konusabilir, paylasabilirsiniz. Yaniltmaz!

 Anlayisla karsilar her seyi... Hatalari, günahlari-sevaplari, her bir seyi konusabilirsiniz onunla. bir arayis icinde olmaniza gerek yoktur. O kendiliginden cika gelir zaten. Bir gün bir bakarsiniz karsinizda... Bir de bakmisiniz simsicak sohbetler, derin konular, sirlar, paylasimlar... Kimseye söyleyemediginizi, en yakininiza anlatamadığınizi, gecmisteki izleri, gelecegedairlerinizi, sadece ona anlatir olursunuz.

 Kadin, erkek Bir dost bulun! Ama gercek olsun. Aradiginda isinizi degil, sizi soran... Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kiraciniz olsun. Anlatsin, konussun, acik-secik, korkmadan yasasin. Güvensin! Cinsiyeti olmasin! Bir kartal kadar hasin, bir maymun kadar saklaban, bir ceylan kadar narin olsun. Dogrulari söylesin. degil gözleriyle ve kalpten konussun.

 Yasasin! Doya-doya yasasin, doya-doya yasatsin. Beyninden değil, yüreginden versin. "Olsun varsin! Paylasirim." desin. Bir dostunuz olsun. Sizi ve benliginizdekileri paylaşsın...

 Dost olsun! Ama... Gercek bir dost..

 D O S T C A K A L I N.........

<******>  

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

2/1/2007 - küçük mutluluklar...

Kategori: Yasam

Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan

Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir

Büyük nehri ararken üzerinden atladığın

Arkana dönüp de bakmadığın

Küçük mutluluklar

Çıtır çıtır Kızılay simitidir, çayın yanında

Aniden radyoda karşına çıkan şarkı

Kar yağınca tatil olan okul

Başarılı bir rejimin birinci günü

Sokakta sevebildiğin kedi

Yürüyen güvercinin kafası

Tenekedeki fesleğen

Kurumuş çamaşırlar, bir kış ikindisi

Geri gelen elektrik

Babanın hikayeleri

Annenin yemeği

Tamir ettiğin alet

Yeşil t-shirtün, yatarken giydiğin

Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin

Elini sımsıkı tutan minik el

Dudağında ıslık yürüdüğün yol

Birden çıktığın yolculuk

Sana açılan kapılar

Sana kapıyı açanlar

Hoş gelenler

Hoş buldukların

Yalnız kalabilmek - dilediğinde

Kavuşabilmek - özlediğinde

.

.

.

(Gerisini ve milyonlarca satırı boş bırakıyorum;

kendi küçük mutluluklarını yazman,

bundan da küçücük bir mutluluk duyman dileğiyle...)


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

2/1/2007 - rastlamak...

Kategori: Yasam

RASTLAMAK...


Aslında tekim ben. Ama benim gibi teklerden oluşmuyor mu kalabalık? Ve biz rastladığımızda birbirimize, duru bir su gibi birbirimize karışmak için bekliyoruz.

Her şeyi ama her şeyi yaşayabiliyoruz birbirimizle. Çünkü biz biliyoruz, birbirimizi iyi tanıyoruz. Biz buldukça birbirimizi, avuçlarımızda su taşıyormuş gibi özeniyoruz içmek için kana kana. Ama diğerinin avucundaki kanı görmeden, avucumuzdaki kanı sunarak, kana sunularak.

Bazen günleri gecelere sığdırıyoruz, bazen de uslanmaz geceler de kendimizi değil, birbirimizi anlatıyoruz aslında. Çünkü kendimiz de iyi tanıyoruz kendimizdekini. Kırık aynalardaki görüntülerimiz hayattakiler.


Sabahın bir köründe "merhaba" diyoruz birbirimize. Bildik bir merhabanın gözüyle açıyoruz sabahı. Bırak, seninle açılsın o göz diyerek. Havanın karanlığı, uzak bile olsak birbirimize, birbirimizin çıplak göğsünde aydınlanıyor. Çünkü biz biliyoruz; renklerimiz herkesin gördüğü ana renkler değil. Ara bir renk bu sadece görebilen göze özgü. Hani; renk çemberlerinde yedi ana rengi koyup çevirmek gibi gördüğümüz. Bizler, biz o tekler, o çember çevrildiğinde hep aynı renkte buluşuyoruz.


Bir an sanki bir resimde tualin arkasını bile görebiliyoruz. Bazen engin, mavi bir engin olabiliyor. Bazen de çıplak bedenlerimizi soğuk mermerlere yatırıyoruz, ayrı mekanlarda. Herkes için bir gökyüzü var, herkes için yıldızlar; ama gökyüzününün bir ötesi, yıldızların bir arka yüzü var bizim gibi tekler için. Ortak bir mekanda, ortak bir yatakta, ortak bir mezarda buluşamasak da bizler biliyoruz, bir yürek boyu mesafedeyiz.

Ah.. Bir de kolay olsa birbirimize rastlamak.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

2/1/2007 - gitmek...

Kategori: Yasam


Bugünlerde herkes gitmek istiyor. Küçük bir sahil kasabasına, bir başka ülkeye,dağlara, uzaklara... Hayatından memnun olan yok.Kiminle konuşsam aynı şey...Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği. Öyle ''yanına almak istediği üç şey'' falan yok. Bir kendisi. Bu yeter zaten. Her şeyi, herkesi götürdün demektir. Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. Ama olmuyor. Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor. Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınamıyor.Böyle gidiyor işte. Bir yanımız ''kalk gidelim'',öbür yanımız "otur'' diyor. "Otur" diyen kazanıyor. O yan kalabalık zira. İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu... En kötüsü alışkanlık. Alışkanlığın verdiği rahatlık, monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor. Kalıyoruz.Kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz.Evlenmeler...Bir çocuk daha doğurmalar... Borçlara girmeler... İşi büyütmeler...Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.Misal, ben... Kapiıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum. Değil bu
şehirden gitmek,iki sokak öteye taşınamıyorum. Alıp götürsem gelmez ki... Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında. Herkes onu, o herkesi seviyor. Hangi birimizle gitsin? ''Sırtında yumurta küfesi olmak'' diye bir deyim vardır;evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin. Kendi imalatımız küfeler. Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada. Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak lazım.İnadına kök salmak lazım. Bari ufak kaçıslar yapabilsek. Var tabii yapanlar. Ama az. Sadece kaymak tabakası. Hepimiz kaçabilsek... Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa. Gün içinde mesela... Küçücük gitmeler yapabilsek. Ne mümkün. Sabah 09.00, aksam 18.00. Sonra başka mecburiyetler. Sıkışıp kaldık.Sırf yeme, içme, barınmanin bedeli bu kadar ağır olmamalı. Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karşılığı bir ömür yani. Ne saçma. Bahar midir bizi bu hale getiren? Galiba. Ben her bahar aşık olmam ama her bahar gitmek isterim. Gittiğim olmadı hiç. Ama olsun...İstemek de güzel...

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

2/1/2007 - en son ne zaman???

Kategori: Yasam

En son ne zaman gökyüzünü seyrettiniz,

En son ne zaman kayan bir yıldız görüp dilek tuttunuz,

En son ne zaman gökyüzündeki güvercinleri görüp onlarla birlikte olmak istediniz,

En son ne zaman bulutları hayvanlara benzettiniz,

En son ne zaman ufka bakıp derinlere daldınız,

En son ne zaman annenizin sesiyle uyandınız,

En son ne zaman patlamış plastik bir topun peşinden koştunuz,

En son ne zaman körebe oynadınız,

En son ne zaman çelik çomak oynarken düşüp dizinizi yaraladınız,

En son ne zaman mahalledeki çocuklarla kavga ettiniz,

En son ne zaman çemberi en önce siz çevirdiniz,

En son ne zaman şeker yerken dişlerinizin çürüyeceğini düşünmediniz,

En son ne zaman bir horoz sesi duydunuz,

En son ne zaman yağmurun altında koşup her yerinizi çamura buladınız,

En son ne zaman azarladı sizi anneniz,

En son ne zaman patlamış mısırın bu kadar güzel olduğunu hissettiniz,

En son ne zaman bir rüya gördünüz hep görmek istediğiniz,

En son ne zaman sevdiniz saf ve gönülden

Ve en son ne zaman düşünmek istemediniz hiç bir şeyi,

Sahi en son ne zaman çocuk olmak istediniz?

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

25/12/2006 - gülümsemek...

Kategori: Yasam

Her zaman mutlulugun dorugundayken gulunmez. Bazen sirf hayata giciklikolsun diye ucurumun kenarindayken bile gulumseyeceksin.Askin bir adi huzunse,obur adi mutluluktur. Yarisi zorluksa, diger yarisi rahat bir soluktur. Bir gun yuregin kanarsa biri aglar iste "O" gercek dostundur.Dostlarinla oyle yasa ki dusman oldugunda hakkinda soyleyecek sozleri olmasin. Dusmanlarinla oyle yasa ki dost oldugunda yuzun kizarmasin.Kucaklamaya kollarinin yetmeyecegi bir agac, bir tohumla baslar. En uzun yolculuklar bir adimla baslar. Gercek sevgiler ise kucuk bir tebessumle baslar.Deger verdigin insan sana deger vermiyorsa, birak kendi degeriyle kalsin. Luzumsuz seylerin pesinden kosan, luzumlu seyleri kacirir.Gulu oyle bir sevmelisin ki, soranlara dikeni yok diyebilmelisin. Dal ruzgari affetmistir, ama kirilmistir bir kere.Insanlari cilgina ceviren sey; bu gunun deneyimi degil, dun olan bir sey icin pismanlik duymak ve yarinin getireceklerinden korku duymaktir.Geldigin zaman bosluklari dolduran degil, gittigin zaman yeri doldurulamayan ol. Dostlar irmak gibidir kiminin suyu az, kiminin cok... kiminde ellerin islanir yalnizca, kiminde ruhun yikanir boydan boya.Hayatin en guzel ani her seyden vazgectiginiz zaman sizi hayata baglayan biri oldugunu dusundugunuz andir. Karamsar olmak zor degil. Zor olan cilgin bir firtinadan sonra gokkusagi gibi gulumseyebilmektir.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Çivisi çıkmış olan bu dunyada yerinden çıkmış olan çivilere aldırmaksızın kendi yureğimizin iç guzelliği ile guzelleşmek guzelliğimiz ile kendimizi ve dostlarımızı aydınlatmak için sadece ve sadece dostolmak için dost olalım. Dostluklarımızı çınar ağacı gibi dostane bır sekılde buyutelim,yuceltelim BURASI BENIM SESSIZLIĞIMIN SESI... BURASI BENIM SUSKUNLUĞA MAHKUM OLDUĞUM AMA HERKESE SESLENEBILDIĞIM İSTASYON... YUZ USTU BIRAKILISIM BURASI.... . . . . . .

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

aşk şiir edebiyat ihtiras dostluk dostolmak ayrılık edebiyat şiir kültür sanat eğitim bilim öykü deneme yaşam kadın ASK AŞK

Arkadaşlarım

siyah
bizimvadi
cicibisiiy
nesrin4
sabahyildizi
yaraliyim
ayfergokcen
elin
aykiz
nedensude
tera
mutlu31
hermevsimeylul
yesilim
insansevgidir
eroman
handangokcek2
zahara
canandansiirler
paratoner
uzlet
islamiresimgalerisi
ahmetyazar
melekannem35
sevgicicegii
beklemeodasi
cennetgozlumasilsevdam
koyumavi19
kiremit
geberik74sagopakajmer
ilhankoruyucu
askcicegi
zerrei insan
dostlarkervani60
biltir
eglenceveyasam
dilefkar
bbblogum
bilinmezlikulkesi
bferi
adankana
beyzadem23
sonsuzlukkervani
sonbahar06
demetinevi
hande1996
fatoscb
birnur80
gonuldunyasi
semanisan
tugcemm
genocide
filiz70
yenikonakgenc
asude42
kafkasgelini
Angel Dream
ozlemayyildiz
ormandibi
dikisdelisi
bulaniksu
sumeyragul
keremcem06
sonkarahindiba
azadgulu
benhaladeliyim
bencesen
liza9
senembugulu
essrraa
soymet
yenilenmek
yay45
hazal97
Yeni ırmak blogcu
cebimdekikelimeler
reyhan92
hzr
bilmediklerimiz
yagmurcagla
cocukcaseyler
ucuncugozsri